Uzun bir aradan sonra merhaba. Ben artık 63 kiloyu geçtim biliyor musunuz? Kapalı ayakkabılara bakmak dahi istemediğim şu günlerde arkadaşlarım "dolma parmaklarım"a bakıp hafif acıyor.
Irmak kızımız iki hafta önce 1100 gr. civarındaydı. Şu anda 29 hafta 2 günlük. Meyve, tatlı gibi bir şey yedikten sonra inanılmaz hareketler yapıyor karnımda. Dışarıdan da gayet görülebilir kıpırdanmalar.
Geceleri yattığım tarafın feci şekilde uyuşması/ağrıması ile uyanıyorum. Yüzüstü yatmayı çok özledim bu arada.
Bir bebeğim olacağını düşününce fena oluyorum bazen. Gözlerim doluyor olur olmaz. Babaannesi hayatta olmadığı için ve birbirlerini tanıyıp sevemeyecekleri için E-5 üstgeçitlerinde ağlamaklı olabiliyorum örneğin.
Son görüntülemede yüzüstü, elleri başının altında yatıyor dedi doktor. Ben de bebekken hep bu pozisyonda uyurmuşum. Ne güzel! Annem, benim gibi sakin ve sorunsuz olursa çok rahat edeceğimi söylüyor. İnşallah öyle olur.
Oda konusunda henüz hiçbir gelişme kaydetmedik. Sadece biraz giysi alışverişi yapıyorum. İlknur Teyzesi ve bizim teyzemiz epeyce destekledi zaten bu konuda.
Bugün slingleri araştırdım epeyce. Bana sıcak geliyor kullanma fikri. Deneyeceğim bakalım.
Şimdilik bizden haberler böyle. Yakında görüşmek üzere.
bir kadın, anne, bir danssever, bir sinemasever, okur, pdr'ci, nero'nun kişisel bloğuna hoş geldiniz.
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Eylül 2012 Çarşamba
20 Haziran 2012 Çarşamba
Hayatta Yeni Bir Evre: Bebek
Dostlar, şu anda 17 haftalık bir fetus annesiyim. Artık bu konuda bir şeyler yazayım dedim.
İlk iki
çizgiyi gördüğüm günden beri sanki zaman ağır ilerliyor gibi geliyor bana.
Yakın dostum, yeni anne İlknur, ilk aylarda öyle geldiğini, sonra zamanın çok
hızlı geçtiğini söyledi. Bakalım, göreceğiz.
Test yapıp hamile olduğumu ilk
öğrendiğimde ellerim titredi, müthiş bir heyecan duydum. Akşam eşimle
paylaştığımda o da şaşkınlık içindeydi. İstanbul’da nasıl büyütürüz, sosyal
hayatımızı nasıl sürdürürüz, çocuğumuz ilerde yurt dışına yerleşip yılda iki
kere ziyaretimize gelirse ne yaparız? Gibi bir dizi soruya cevap aramaya başladı J Bense şimdilik ilk hedefimizin sağlıklı
bir bebek olarak doğması olması gerektiğini söyledim.
11. hafta ultrasondaki görüntü çok
heyecan verici ve duygu yüklüydü. Gözlerim doldu fena halde, çıkınca konuşmakta
zorlandım. Günlerce o kare aklıma geldiğinde boğazım düğümlendi. Minik bir
bebek taslağı nasıl da hareket halinde içimde!
Çok şükür bulantı ve kusma kâbusu
yaşamadan, ama kendimi boş bir çuval gibi cansız ve ruhsuz hissederek, sadece
ve sadece uyumak isteyerek ilk üç aylık dönemi tamamladık. Kendimden soğudum
yemin ederim J Elim kolum
kalkmıyor, kendime bakmak adına hiçbir şey yapmıyorum, eşime uzağım… neyse
geçti gitti.
Artık uyku ihtiyacı ve halsizlik
azaldı, göbeğim dışarıdan anlaşılacak kadar çıktı. Birdenbire, bir günde oldu
sanki bu büyüme. İki gün önce, akşam Gök geldiğinde direkt karnıma bakıp
şaşırdı. Pantolonlarımın bazılarını düğmesini kapatmadan giyebiliyorum. Sevgili
kotlarımla –umarım- geçici bir süreliğine vedalaşma zamanı geldi.
İnternet sağ olsun, her haftanın
başında gebelik haftası ile ilgili bilgileri ediniyorum. Bu hafta saçları
çıkıyormuş mesela bebeğimizin, kıvırcık olmasını diliyorum babasının eski
saçları gibi J
Malum hamilelikte beslenme konusu
önemli. Günde iki cevizim, haftalık balığım, kırmızı et, sebze, süt, peynir gibi
kalsiyum kaynakları, meyveler yeniyor. Çeşitli beslenmeye ve sağlıklı şeyler yemeye
çalışıyorum ki, bebeğim de sevsin onları doğunca. Ancak şu su içme olayı yok
mu? En zoru bu işte benim için. İçemiyorum Allah içemiyorum ben öyle iki litre
su. Elimde sürekli bir şişe/bardak var fakat zorla, yudum yudum, önerilen
miktara ulaşmak çok zor benim için. Umarım bedeli kötü olmaz.
Birkaç defa rüyamda bebeğimizle
denizde, suda gördüm kendimizi. Güzel rüyalardı. Doktor bebeğin, yüzde doksan
olasılıkla kız olacağını söyledi. Ne yalan söyleyeyim bunca yıldır erkek
çocukları daha çok sevdiğimi fark etmiştim. Ama son zamanlarda ikisinin de ayrı
güzellikleri olduğunu düşünmeye başladım.
Erkeklerin hareketliliğine yetişmek gerçekten sıkı kondisyon istiyor.
İsim bulma konusu da gündeme cinsiyetle
beraber düştü elbette. Ben biraz farklı isimler seviyorum, kocamsa tam tersi.
Favori kız ismi Zeynep. Fakat arkadaşlarla yaptığımız konuşmalarda tespit
yapıldı: Türk erkeklerinin büyük çoğunluğu kızı olursa adı Zeynep olsun istiyor
J
17 haftayı bir yazıya sığdırmaya
çalışınca toparlamak çok kolay olmadı, daldan dala atlamış, başınızı döndürmüş
olmam mümkündür J Bundan
sonra daha derli toplu olacak, söz. Şimdilik hoşça kalın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)